Üye Girişi

Üye Girişi

BU GÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!

30 Ağu 2017

Bugün dedi isem 31 Ağustos anlamayın!

Hemen kısaca izah edeyim; Benim kimliğimde doğum tarihi olarak '10 Haziran 1949' yazılı. Babam doğduğumdan kim bilir kaç sene sonra nüfus kâğıdımı çıkartmaya gidince,
Alucrada‘ki zamanın nüfus memuru kim ise böyle bir tarih yazmış.

Yazmış ama sadece yıl doğru...
Gerisi yanlış!

Rahmetli anam ve babamla yaptığım sohbetlerde bir güz günü doğduğumu çözmüştüm.
Ama bana sorarsanız benim doğum günüm işte bu gün...
Çünkü ben 1949 senesinin Kurban bayramı arefesinde doğmuşum.
Onun için adımı Arif koymuşlar.

İşte bundan hareketle, aydan günden ziyade;
Ben kendime doğum günü olarak hep Kuban bayramının arefesini yakıştırırım.
İnanın tarih olarak hangi tarihe geldiğini bile pek merak edip araştımadım...
Dedim ya benim doğum tarihim bana göre Kurban bayramının arefesi

... .........

Peki ama durup dururken bunu neden yazdım?
İnanın bilemiyorum.

Halbuki ben zoraki kutlanan ejdat yadigarı, 30 Ağustos Zafer Bayramını yazacaktım!..

Anıt kabire istemeye istemeye zoraki geldiği suratından belli olanları yazacaktım!..

Anıt kabirdeki deftere yazılanları okurken sergilenen ruhsuzluğu, somurtkanlığı yazacaktım!

Oradaki yazılı ifadelerine bile Fetö'nün 15 Temmuz ihanetini sıkıştırarak, şuur altından kendi propagandasını yapmaya kalkanları yazacaktım.

Ha bir de aşağılık kompleksi içinde olduğu her halinden belli olan, devletlüler tarafından eli, hatta nerdeyse yanağı tıpışlanırken beşlik simit gibi sırıtan(!) muhalefet bozuntularını yazacaktım.

Atatürk‘ün ve silah arkadaşlarının oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisinde başkalık yapmasına rağmen,
daha önce milli bayram mesajlarında yaptığı gibi bu sene de bayram mesajında, her şeyden bahseden ama Atatürkün adını bile zikretmekten kaçan, daha doğrusu Atatürk düşmanlığı paçalarından akan bir zavallıyı yazacaktım.

Hatta sırf birilerini alkışlamak için oraya özel olarak taşınmış kıç kıllarını yazacaktım.
Alkışladıklarını alkışladıktan sonra Atatürk‘ün kabrine bile uğramadan Anıtkabir‘i terk eden kanı bozuk şerefsizleri yazacaktım...

İyi ki yazmadım,
eğer yazsa idim ohooo daha neler yazacaktım neler!..
Ama dedim ya yazmadım işte!..

Yazmadım çünkü baştan söyledim bu gün benim doğum günüm...
Hem de arkası mübarek Kurban bayramı...
Böyle bir günde fincancı katırlarını ürkütüp, onlarla uğraşmaya niyetim yok.

İnşallah kaşınmazlar!
Kaşınırlarsa o zaman bayram-mayram dinlemem işte!

Neyse;
Kurban bayramı günü,
yani gelecek olan yazımızda, veya destanımızda diyelim,
eski bayramları yad etmek üzere, hepinizi Yüce Yaradan‘a emanet ediyorum.

Selam ve muhabbetle efendim.


31 Ağustos 2017,
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • GÜLE GÜLE VEHBİ!..
    Yazan
    Kara haber tez duyulur derler hep… Zaman, şartlar, veya kendi sıkıntılarımız hatta kendi canımızın derdine düşmemiz kara haberleri bile geç duyar hale getirdi bizi… Baksanıza benim güzel hemşehrim, benim yiğit kardeşim, değerli gönüldaşım, daha açıkcası ülküdaşım… Ülküdaşım… Alucra’nın Vehbi Usta’sı çekip gitmiş de onu bile geç duymuşum geç…
    Yazan Çarşamba, 12 Eylül 2018 06:46 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de


  • Ettiler
    Yine duygulandım, yine içlendim, Neden beni terk-i sıla ettiler, Söyledim suçlandım, yazdım suçlandım, Ömrümü çekilmez çile ettiler.
    Devamını oku...
  • MERHABA
    Selam vermek şart elbet, Selam, selam merhaba. Başlamadan muhabber, Selam, selam merhaba.
    Devamını oku...
  • KOYNUMUZDA BESLENMİŞ...
    Ah Başbuğ'um bazısının gözleri,Timsah gibi hep yalandan ıslanmış!Sen gidince kandırmışlar bizleri,Meğer düşman koynumuzda beslenmiş...
    Devamını oku...