Üye Girişi

Üye Girişi

BİR BAYRAM YAZISI!..

04 Tem 2016

Aklımızın erdiği-ermediği bir yığın gelişmelerin, dertlerin, sıkıntıların, hatta en kötüsü şehit acılarının arasında bir bayram idrak edeceğiz, edebilirsek tabi!...
O şehit cenazelerine bakarken, şehitliklerdeki o şehit ailelerinin gururlu acılarını göre göre o bayram ikramlarını, o bayram lokmalarını nasıl yutacağız kestiremiyorum...
Neyse bu apayrı bir yazı konusu.

.........

Evet Ramazanın sonuna geldik.
Ramazan daha dün başladı sanıyoruz belki de,
Ama bakın bugün bitti bile...
Ömür gibi geçip gidiyor ve gitti mübarek...

Biz her ne kadar tez bitti desekte, zor bitti diye akıllarından geçirenler olabilir...
Çünkü hazzına varmayı nasiplenememiş insanlar için, en kolay ibadetler bile zor gelir onlara...
Nefisleri ağır basar...
Yani salavat getirmek dahi zorlarına gider salavat... Çünkü dedim ya, o hazzı yakalamak da nasip meselesidir!

Esasında ramazanla ilgili yazılacak çok şey var.
Mesela en başta;
Şeklen idrak ettiğimiz gibi, manevi derinliğini de idrak edebildik mi acaba mübarek ayın diye düşünüyorum!..
Edenlere ne mutlu.

Ne mutlu gırtlağını terbiye ettiği gibi,
nefsini de terbiye etmeyi becerenlere...
Ne mutlu Ramazanın o rahmet çeşmesinde midesini yıkadığı gibi ruhunu da yıkayabilenlere...
Ne mutlu açlığını yenebildiği kadar, öfkesini de yenebilmeyi öğrenenlere...
Ne mutlu ağızları bir yudum su, bir zeytin veya bir hurma ile iftar etse bile gönülleri sevgiyle, bilgi ile, hoş görüyle iftar edebilenlere...
Ne mutlu tatlı dille, güler yüzle hakkını vererek idrak ettikleri Ramazanın akabinde Bayrama kavuşanlara...

Siz de biliyorsunuz ki, Ramazanı hakkıyla idrak edemeyenler de mevcut!
Bazılarının oruçları açlıktan, ibadetleri yorgunluktan ibaret kalmıştır gibime geliyor.
Allah başta kendimi olmak üzere hiç kimseyi onlardan eylemesin!

Düşünsenize yukarıda saydığımız hasletleri idrakten uzak tutulan orucun hazinliğini...
O orucun bütün anlamı mide ile sınırlı kalır.
Hele hele oturduğu iftar sofrasında yani yediği lokmada tek damla teri olmayanların tuttuğu oruçtan ne olur ki?!
İstediği kadar salonları şatafatlı, sofraları süslü, davetlileri gösterişli olsun!

Bana sorarsanız Ramazanın gerçek idrakinden uzak kimselerin,
yani başkalarının sevinciyle, acısıyla hemhal olamayanların, empati yapamayanların,
yapmadıkları gibi üstelik tüyü bitmemiş sabi hakkına tevessül edenlerin bayramları bile,
aç kaldıktan sonra çöplükte ekmek kırıntılarına kavuşan börtü-böceğin bayramına benzer...

Tekrar söylüyorum Cenab-ı Allah hiç kimseyi bu takımdan eylemesin...
Şuur nasip eylesin şuur... İdrak nasip eylesin...

Eylesin ki;
Ramazanla sınırlı oruçlarımızı tutarken gösterdiğimiz başarıyı, bir ömür sürdürülmesi gereken o en zor oruçlarda da sürdürelim!

Yani haramı, kul hakkını, Vatanın-Milletin, Devletin hakkını, kapımıza-bacamıza uğratmayalım...
Çünkü orucun zoru bunları yememekle başarılır. Ve bunlar bir ramazan değil, bir ömür devam eder.

İşte bu bir ömür boyu sürmesi gereken oruçlarda da başarılı olma umut ve arzusuyla,
idrak edeceğimiz Ramazan Bayramınızı kutluyorum.
Bilin ki bu idrakle geçen her gününüz bayramdır!

Bayramınız mübarek olsun...
Sevdiklerinizle nice bayramlara kavuşun inşallah...
Selam, sevgi ve hürmetle...


4 Temmuz 2016
Samsun

 
ozan-arif.ws | ozan-arif.net | ozan-arif.org | arif.info | © 2019 Tüm Hakları Saklıdır

Arif'çe

  • SİYASET VE YALAKALIK!
    Yazan
    SİYASET VE YALAKALIK! 1985 veya 86’nın başlarıydı. Benim vatanıma gelemediğim yıllardı. Başbuğumuz 12 Eylül’cü Mahkemelerin verdiği keyfi kararlarla 4 sene 7 ay içerde tutulmuş sora hürriyetine kavuşarak, Almanya’ya gelmişti.
    Yazan Pazartesi, 10 Eylül 2018 09:43 Devamını oku...
Arif'çe

 


"Bir Devrin Destanı" isimli
şiirkitabının 3. baskısını
TÜRK KİTAP EVİ'nden temin edebilirsiniz.



Münchener Str. 13 | 60329 Frankfurt am Main
+49 69 250506

www.turkkitap.de